iNSoMNia

26/9/2007 - Çok Özledim...

Kategori: DeNeMeLeR
Yoruldum, ne görebiliyorum, ne de yaşayabiliyorum artık.
Sadece uyuyorum, görmek istediklerimi düşlüyorum.
özlüyorum, seni arıyorum sözlerde,
Seni arıyorum gözlerimde.
"keşke..."
diyorum rüyalarda ve hala özleyenleri soran düşler var gecelerime dair...
aklımın en acı veren köşelerine kazınmış olan...
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/9/2007 - Zehr-i Zakkum (alintidir)

Kategori: aLiNTiLaR

Her birliktelik kalbinin emzireceği bir yeni bebektir.
Önce emeklemeyi sonra yürümeyi öğretmen gerekir.
Kalbindeki sütü tüketmediler mi?
Bazen hiç başlamaması bir gün bitmesinden iyidir.
Çünkü beraberlik yaşlanırken bir terkediş gençleşir.
Seni hiç terketmediler mi?

Aslında dostluklar da kardan adam gibidir.
Eriyecekleri bile bile inşa edilir.
Kapım neden hiç çalmıyor artık?
Fotoğraflardaki insanlar hatırlıyor mu beni? İsimleri neydi?
Bunların yüzleri çok tanıdık...
Yalnız kalmak bir ilaç mıdır yoksa hastalığın ta kendisi mi?
Işığı görünce karanlığa kaçıyorum hemen böcekler gibi.
Bir şeye çok uzun süre bakarsan onu görmemeye başlıyorsun.
Hayat, keşke bu kadar etobur olmasaydı...

İşte sen! Kurbanlarından korkan kanlı zalim bıçak...
Sen! Kendi gölgesinden bile korkan bir paranoyak...
Bir hipokondriyak
Bir hipokondriyak
Sen! Kırık cam üstünde yalınayak ve çırılçıplak...
Bir hipokondriyak
Bir hipokondriyak
Bir paranoyak
Bir hipokondriyak
Bir hipokondriyak
Bir hipokondriyak
Bir paranoyak
Bir hipokondriyak
Bir hipokondriyak
Bir paranoyak
Bir paranoyak
Bir hipokondriyak
Bir hipokondriyak
Kalbi çoktan iflas etmiş kimsesiz bir kardiyak !
Kalbi çoktan iflas etmiş kimsesiz bir kardiyak !
Yalınayak ve çırılçıplak...
İşte sen !!!!
Bir paranoyak
Bir hipokondriyak
Bir hipokondriyak
Bir paranoyak
Bir hipokondriyak
Bir hipokondriyak

Siz ikiniz siz ikiniz benim hakkımda ne konuşuyorsunuz?
Senin... Senin ismin neydi?
Her birliktelik kalbinin emzireceği bir yeni bebektir. Önce emeklemeyi sonra yürütmeyi öğretmen gerekir..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/9/2007 - İstemem Eksik Olsun (Alıntıdır)

Kategori: aLiNTiLaR
Ya ne yapmak lâzımmış?
Sağlam bir dayı bulup çatmak sırnaşık gibi,
Bir ağaç gövdesini tıpkı sarmaşık gibi,
Yerden etekleyerek velinimet sanmak mı?
Kudretle davranmayıp hileyle tırmanmak mı?
İstemem eksik olsun! Herkes gibi, koşarak,
Yabanın zenginine methiyeler mi yazmak
Yoksa nâzırın yüzü gülecek diye bir an
Karşısında takla mı atmak lâzım her zaman?
İstemem eksik olsun! Ricaya mı gitmeli?
Kapı kapı dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Yoksa nasır mı tutsun sürünmekten dizlerim?
Yahut eğilmekten mi ağrısın ötem berim?
İstemem eksik olsun! Tazıya tut, tavşana
Kaç mı demeli? Belki kaz gelir diye bana
Tavuk mu göndermeli? Yoksa bir fino gibi
Susta durmak mıdır ki, acep en münasibi?
İstemem eksik olsun! Bir kibar salonunda
Kucak kucak dolaşıp boy atmak ve sonunda,
Marifet şi’re koyup kameri, yıldızları,
Aşka getirmek midir, evde kalmış kızları?
İstemem eksik olsun! Yahut şan olsun diye,
Meşhur bir kitapçıya giderek, veresiye
Şiir mecmuası mı bastırmalı? İstemem
Eksik olsun! Acaba bulup bir alay sersem
Meyhane köşesinde dâhi olmak mı hüner?
İstemem eksik olsun! Bir tek şiirle yer yer
Dolaşıp ta herkesten alkış mı dilenmeli?
İstemem eksik olsun! Yoksa bir sürü keli
Sırma saçlı diyerek göğe mi çıkarmalı?
Yoksa ödüm mü kopsun bir Allahın aptalı
Gazeteye bir tenkid yazacak diye her gün?
Yahut sayıklamak mı lâzım: “Adım görünsün
Aman!” diye şu meşhur Mercure ceridesinde
İstemem eksik olsun! Ve tâ son nefesinde
Bile çekinmek, korkmak, benzi sararmak, bitmek,
Şiir yazacak yerde ziyaretlere gitmek,
Karşısında zoraki sırıtmak her abusun.
Eksik olsun istemem, istemem eksik olsun!
Fakat, şarkı söylemek, gülmek, dalmak hülyaya,
Yapayalnız, ama hür, seyahat etmek aya,
Gören gözü, çınlayan sesi olmak ve canı
İsteyince şapkayı ters giymek, karışanı
Olmamak. Bir hiç için ya kılıcına veya
Kalemine sarılmak ve ancak duya duya
Yazmak, sonra da gayet tevazula kendine:
Çocuğum! Demek, bütün bunları hoş gör yine,
Hoş gör bu çiçekleri, hattâ bu kuru dalı,
Bunlar yabanın değil kendi bahçenin malı!
Varsın küçücük olsun fütuhatın, fakat bil,
Onu fetheden sensin, yoksa başkası değil.
Ara hakkını hattâ kendi nefsinden bile.
Velhasıl bir tufeylî zilletiyle
Tırmanma! Varsın boyun olmazın söğüt kadar,
Bulutlara çıkmazsa yaprakların ne zarar?
Kavaklar sıra sıra dikilse de karşına
Boy ver, dayanmaksızın, yalnız ve tek başına!

Edmund Rostand'ın ünlü eseri Cyrano De Bergerac'dan
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/9/2007 - Umut

Kategori: DeNeMeLeR

aglayanlari soran düsler var yalnizca,
bana ait olmayan yalnizligima inat eder gibi yalniz birakan,
sessizligimi soran insanlar var,
sanki dinlermis gibi yapan insanlar,
hikaye yazanlar var,
sanki beni bulabilecegim hikayelermis gibi yazan insanlar,
yalan söyleyen insanlar var,
yasamin kaynagi kendindeymis gibi yapan insanlar,
isiklar var,
umudu temsil edermis gibi yapan isiklar,
ben umudu karanlikta buldum,
kimsenin begenmedigi,
tanimaktan korktugu,
yasamaktan vazgeçtigi dünyalarda...
beni tanimayanlarin beklentilerinde degil,
bana ait olmayan yasamlarda degil,
kendi yasamimda,
kendi benligimin benden beklediklerinde buldum umudu,
yalnizca beklemem gerektigini bildigim bir gelecekte,
yalnizca beklemeyi bilenlere ait olan bir gelecekte...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/9/2007 - Yalnız

Kategori: DeNeMeLeR

Yastayim! Umudum öldü bu gece.

Ve ben kayboldugum yataktan çiktim.
Iste yeniden bitti rüya.

Uyumak yalan gözlerimde, yalnizca oyun oynuyorum.
Rüyalar yakan beni ve her zaman bas ucumda duran saatin sesi.

Romeo olmaliydim ama Juliet'i olmayan.
Aglamaliydim bos balkonun altinda.

Yasamaliydim her zamanki gibi.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

FaLLeN aRCHaNGeL

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

ne var, ne yoklarım...

Arkadaşlarım

merwww
gothictr
absolutespirit
gothicgril
fallengothic